Oyuncu ve atletlerin sorumlulukları:
FAIR PLAY' i gerçekleştirmek için en ön sıradaki sorumluluklar hiç şüphe yoktur ki oyunculardır. Yerine getirdikleri göreve, rakiplerine, hakemlerine ve halka saygılı olmak zorundadırlar. "Zafer ve ödülü reddederek davranış şeklimle ödüle layık görülmeliyim" fikrini benimsemelidirler. Evvela kendilerine sonra rakiplerine saygılı olmalıdırlar. Yarışmalar arkadaşlık çerçevesi içinde gerçekleşmelidir. Yazılı olsun veya olmasın kurallara uyulmalıdır. Rakip bir düşman gibi görülmemeli, tehdit edilmemeli, aldatılmamalıdır. Kaybeden en az kazanan kadar mutlu olmayı bilmelidir. Böylece spor, gerçek anlamına ulaşacaktır. Hakemlere gösterilmesi gereken saygıya gelince, hakemler taraf tutmadan karşı tarafa da kendi tarafına da iyi niyet beslemelidir. Ev sahibi durumunda olan hakemler misafir takımın hakemlerine centilmence davranmalıdırlar. Vicdanı ile hareket eden titiz bir oyuncu hatalı olduğu zaman değerlendirmeyi hakemlere bırakmalı ve kendisi yersiz müdahalelerde bulunmamalıdır. Hakemlerin fikirlerini eleştirmemeli ve olumlu karşılamalıdır. Hakemin yetkisine karşı gelinmemelidir. Hakemin yetkisi ve kararları arasında fark olmalıdır. Oyun kurallarında hakemin yetkisi büyüktür, ancak o da yetkisi ile orantılı kararlar almalıdır. Halktan gelecek olan saygısız sözlere aldırmayacak, alkış ve ıslıkları dikkate almayacaktır. Hakemin oyun kurallarına sadık olarak tam bir yetkisi vardır.
Öğretmen ve ebeveynlerin sorumlulukları:
Beden eğitimi ve spor esas eğitimle sıkı bir şekilde ilgilidir. Oyunculara oyun kuralları öğretilmeli, hakemlerle çalıştırılmalı ve değişik spor türleri üzerinde bilgi verilmelidir. Genç nesil oyun oynayarak rakiplerine karşı kibar ve nazik olmalı, doğruluk ve onur terimlerine yakışır bir oyun çıkarmalıdır. Okul öğretmenleri bu gaye ile çalışmalıdır ve öğreticiler bu yönde eğitilmelidirler. Okul dışı sektörlerdeki eğitmenler de aynı sorumluluğu taşımalıdır. Ön eğitici durumda olan ebeveynlere ön sorumluluk verilmelidir: İlk adım olarak FAIR PLAY prensipleri uygulanmalıdır. İyi bir örnek vermek için bir yarışma organize edilir. Bu yarışmada disiplin, eşitlik örnekleri olmalıdır. "Oyun oynamak" için çocuklara cesaret verilmelidir. Sportmence davranışlar benimsetilmelidir. Kısacası FAIR PLAY' in önemi, eve kadar getirilip çocuklara aşılanmalıdır. Disiplin ve şeref esas prensiptir. Aslında eğiticiler bir bütün olarak çalışmalıdırlar.
Spor liderlerinin sorumlulukları:
Spor alanında, spor liderlerinin de çok büyük sorumlulukları vardır. Atletlere öğüt ve cesaret verilmeli, spor kulüplerinde ve teşkilatlarında önemli sorunlar ele alınmalıdır. Böylece gençler eğitilmelidir. Oyunculara yalnız şu öğütte bulunulur; "Kurallara uyunuz, dürüst oyun çıkarınız ve en iyisini kazanmak için yapınız, kaybetseniz de birden herhangi bir reaksiyon göstermeyiniz, kazanırsanız ödüllendirileceksiniz."
Hakemlerin sorumlulukları:
Hakemin yönettiği karşılaşma, ister grup, ister bireysel karşılaşma olsun; ister kalabalık, ister az seyirci önünde olsun, sportmence yönetilmelidir. Hakem oyunun tanığı, kurallara uyulup uyulmadığının ise tek kararcısıdır. Karşılaşmalardan önce hakem oyuncularla, idarecilerle ve antrenörlerle iyi bir arkadaşlık ortamı yaratmalı, onlarla işbirliği yapmalı ve herkes kendi sahasında menfaat elde etmelidir. Maçın resmi yöneticisinin kişiliği onun teknik yeteneği ve oyunun niteliği hakkında bilgi verir. Kişisel kontrol, moral cesareti ve psikolojik durum oyunun otoritesini sağlar. Maçı yönetenin karakteri oyuncular için önemlidir.
Seyirci ve taraftarların sorumlulukları: Seyirciler baskı ve heyecanla oyuncuları galeyana getirirler. Sporcu üzerinde halkın çok önemli etkileri vardır. Hakemlere veya oyunculara duyulan nefret ve sevimsizlik maçın sonucuna dahi etki edebilir. Zira o zaman oyuncuların moralleri bozulacak ve dolayısı ile maçın neticesine etki edecektir. Tüm bu faktörler dikkate alınmalı ve toplumun davranışı o şekilde değiştirilmelidir. Her ne yapılırsa yapılsın eğitim çerçevesi dahilinde yapılmalıdır: Konu bu anlamda gerçekten önemlidir ve şahıslar ki onlar seyirci ve taraftarlardır, sportmence davranışı bu şekilde ele almalıdırlar Spor eğitimi her alanda en önemli yeri işgal etmektedir. Eğitim seyirci ve taraftarlara da uygulanmalıdır. Onlarda kurallara uymak zorundadırlar, eleştirilerini eğitsel açıdan açıklamalıdırlar. Her durumda kibar ve nazik şartlar altında oyun çıkaran atlet gibi "oyunu ödülün üstünde" kabul eden seyirci ve taraftarlar mevcut olmalıdır.
Basın, radyo ve televizyonun sorumlulukları:
Hitap ettikleri alan çok geniş olduğundan ve çok sayıda seyirciye sahip olduklarından ve milyonlarca eve girdiklerinden dolayı bu alanda basın, radyo ve televizyonun sorumlulukları büyüktür. Gazetecilerin eğiticiler kadar önemli rolleri vardır ve yerine getirdikleri görev gerçekten zordur. Örneğin: Bir yarışmada seyircilerin davranış ve fikirlerini rapor eder. Durum yazar ve yayınla uğraşanlar için de aynıdır. Bu yüzden yazar gazeteciler de eğitilmelidir. Mesleki yönden sürekli eğitim görmelidirler.
Kamu yetkililerinin sorumlulukları: Kamu yetkilileri sporun eğitim alanında son derece yararlı olduğunu bildirmişlerdi. Kamu yetkilileri derken, öğretmenler, her tip eğiticiler , spor organizasyonları vb. kastedilmektedir. Kamu yetkilileri ebeveynlerin, öğretmenlerin, spor liderlerinin eğitilmelerini önermişlerdir. Zira onlar, liderlerinin eğitilmeleri gerektiğini FAIR PLAY' ın önemi ile aynı düzeyde kabul etmektedirler. FAIR PLAY milletleri ayırmaz, bir araya getirir. Radyo ve televizyon audio-visual yayınlarla talepler, üniversite öğrencileri, atletler, öğretmenler, seyirciler ve idareciler eğitilecektir. FAIR PALY' ın önemi onlara anlatılacaktır.