
Bobby Jones (1925) :
Amerikalı usta golfçü Bobby Jones, 1923-1930 yılları arasında tam 13 büyük turnuva kazanmıştı. Ondördüncüsünü de kazanacakken ilginç bir şey oldu. İlk turda yaptığı bir vuruşla topu bozuk zemine giden Jones, daha sonra topunu ordan çıkarmak üzere vuruş yapmaya hazırlanırken o anki hareketleriyle yanlışlıkla topa bir kez daha hafifçe dokundu. Bunun üzerine sinirlenen golfçü, hakemlere yaptığı faulü söyledi ve bir vuruşluk ceza aldı. Böylece turnuvayı kaybeden Jones daha sonra aldığı övgüler için şöyle dedi: “Banka soymuyor diye birine teşekkür eder misiniz siz?”
Judy Guinness (1932) :
Judy Guiness, 1932 Los Angeles Olimpiyatları’nda eskrimde altın madalya kazanan ilk Britanyalı sporcu olma şansına sahipti. O sırada sadece 21 yaşında olan sporcu için bu altın unutulmaz bir şey olabilirdi. Kıyasıya geçen bir finalden sonra jüri kararıyla şampiyon ilan edilen sporcu, jüriye puanları yanlış hesapladıklarını ve rakibine iki puan daha yazılmasını söyledi. Oyunun kurallarını öğrenmek için henüz çok genç olan Guiness’e bu dürüstlüğü şampiyonluğun rakibine verilmesine mal oldu.

Lutz Long (1936) :
Alman uzun atlamacı Lutz Long, Berlin’de yapılan oyunlarda Afro-Amerikan rakibi Jesse Owens karşısında galip gelmek istiyordu. Hitler’in de izlediği yarışta, Owens iki kere çizgiye basarak diskalifiye olma riskiyle karşı karşıya kaldı. Lutz, Amerikalı atlete çizginin çok daha gerisinden atlamayı tavsiye etti ve bunun sonunda Owens altın madalya kazanırken Alman Long gümüş madalya elde etti. Owens, daha sonra bu olay hakkında şöyle diyecekti: “Kazanmış olduğum bütün madalyaları, kupaları ne varsa eritin ve yeni bir mücevher yaratın. İnanın bu bile o an Long için hissetmiş olduğum 24 karatlık dostluktan daha değerli olamaz.”

John Landy (1956) :
Roger Bannister’in uzatmalı rakibi Avustralyalı uzun mesafe koşucusu John Landy, neredeyse bir mili dört dakikada koşacak duruma gelmişti ki Bannister bu rekoru 1954′te kırdı. Rekoru tekrar denemeye karar veren Landy, 1956′da şansını bir kez daha zorladı. Fakat yarış esnasında atletlerden biri (Ron Clarke) takılıp yere düşünce, koşmayı sürdüren diğer atletlerin aksine Landy durdu ve geri dönerek Clarke’ı yerden kaldırarak yarışa devam etmesini sağladı. Sonra koşmaya geri dönen Landy inanılmaz bir şey yaparak yarışı kazanmayı başardı. Üstelik Dünya rekorundan sadece 6 saniye farkla…
Stirling Moss (1958) :
Adı en büyük araba yarışçılarından biri olarak anılmasına rağmen sürücüler şampiyonluğunu hiç kazanamamış bir isim olan Stirling Moss, 1958′deki şampiyonada bunu yapacak konuma gelmişti; ancak centilmenliği profesyonelliğinin önüne geçince bu gerçekleşmedi. Rakibi Mike Hawthorn’un aracıyla spin attığını yakından gören Moss, yarış sonrası Hawthorn’dan düşülecek puanlara sürücünün hiçbir suçu olmadığını söyleyerek itiraz etti. Böylece şampiyonluk bir puan farkla Hawthorn’a gitmiş oldu.
EUGENIO MONTI (1964 ) : Hasmın şanssızlığı nedeniyle elde edilen galibiyetin reddi.
Bu olaya spor alemi 1964 yılında Avusturya' da yapılan Kış Olimpiyat Oyunları sırasında şahit oldu. İki kişilik çifte kızak yarışmasında İtalya şampiyonu Eugenio MONTI varışa yakın bir yerde İngiliz takımından Tony WASH tarafından önü kesilerek engellendi. Yalnız bu durum WASH' ın kızağının kırılmasından ötürüydü. MONTİ çifte kızaktan birini ayırarak WASH' a vermiş, o da onarımı tamamlayarak yarışa devam etmiştir. Neticede MONTİ birinci olmuş ve altın madalyaya hak kazanmıştı. UA Pierre de COURBİN FAIR PLAY zafer abideleri komitesi ilk FAIR PLAY ödülünü o yıl MONTİ' ye verdi. Gerçektende MONTİ sportmence davranışı ve karakteri ile zaten bu ödülü hak etmişti. MONTİ FAIR PLAY ödülünü kabul etmesine karşılık birincilikten ötürü kendisine verilen altın madalyayı reddetti. Sebep olarak öndeki rakibinin kötü şansı sonucu birinciliği almasını gösterdi. Bu takdire değer bir jest idi. Ve tüm Olimpiyatlara katılanların da bu şekilde değerlendirdiği görüldü.
VIILYE WHITE (1965) : Herkes eşit şanslara ve şartlara sahip olmalıdır.
Amerikan atleti Vılle WHITE' ın MONTİ ile ortak benzerlikleri vardır. 1965 yılında Amerika' da yapılan uzun atlama şampiyonasında İngiliz Olimpiyat şampiyonu Mary RAND üç denemesinde de düştüğü için son elemeye giremedi. WHITE rakibi olmasına rağmen RAND' e bir şans daha tanınmasını jüriden talep etti. Juri bu talebi kabul etti. Ve RAND sonuncu atlamada başarılı oldu. WHITE' ın bu sportmence davranışı ona Uluslararası Amerikan Şampiyonasını kaybettirdi.

Istvan ZSOLT (1965) : West Ham. United Munich 60, Hakem Istvan ZSOLT.
1965 UA FAIR PLAY Kupası, Willye White' e verildi. Aynı yıl futbol dalında bir başka sportmenlik kupası da West Ham. United Munich 60. Futbol takımına 18 Mayıs 1965' de Avrupa Wembley Cub Winners deki tutumundan ötürü verildi. O gün büyük bir kalabalık alkışlarla kendi takımını destekliyor, aynı zamanda karşı tarafın güzel oyununu da takdir ediyorlardı. Belki de ilk defa rakip takımı alkışlıyordu. Oyuncular kurallara gereğince riayet ediyor, en ufak itişme ve kakışmaya izin verilmiyor, hakemler de oyunu kuralları çerçevesinde yönetiyorlardı. Her iki takımın 22 oyuncusu hatasız davranışları ve oyunlarıyla sporun en güzel örneklerinden birini veriyorlardı. 100.000' e yakın seyirci Wembley' de sportmence davranışlar seyretme olanağını buldular. Maçın sonunda Münich takımı galip gelen İngiliz ekibini tebrik ederken Macar hakem Istvan ZSOLT' u da üstün yönetiminden dolayı kutladılar. UA Komite ise bir madalya ile ZSOLT' u ödüllendirdi.
STEVEN HORVAT (1966) : Zafer kazanılmalıdır.
Bu olay 1966 yılında Amerika' da Toledo' da Dünya Greko-Romen şampiyonası esnasında olmuştur. Yarışma sona ermek üzere iken Yugoslav HORVAT tek favori idi. Tehlikeli durumda olan iki rakibe mağlubiyeti kabul ettirmiş iken hakemler rakibe ceza verince HORVAT direkt olarak galip ilan edildi. Ancak HORVAT birinciliği reddederek rakibine bir şans daha verilmesini istedi. İkinci denemede HORVAT yeniden birinci geldi ve dünya şampiyonu ilan edildi. Aynı zamanda da 1966 FAIR PLAY ödülünü aldı.
ISTVAN GULSOY (1967) : Tenis kortunda cesaret.
FAIR PLAY örneklerinin en önemlisi, en ön sırayı işgal edenlerden birisi de Macar tenisci Istvan GULSAY' dır. 1967 yılında Hambburg' daki UA Almanya Şampiyonasında GULSAY ve Çekoslavak KUKAL 15. sette hala netice alamamışlardı. O sırada KUKAL ani bir krampla korta düştü. GULSAY derhal ona yardıma koştu. KUKAL devam edemeyecekti. Kurallara göre Macar tenisciye lehte puan verilmesine karşılık, GULSAY hakemlerden bir doktor çağrılmasını talep etti. Tıbbi müdahaleden sonra maça devam edebilen KUKAL neticede karşılaşmayı kazandı. GULSAY böyle bir durumda galibiyeti reddetmişti. Zira rakibi ile eşit şartlarda değildi. Şartlar eşit duruma geldiğinde de galibiyeti KUKAL hak etmişti.
Saint-Etienne (1967) :
30 Kasım 1967 tarihinde Saint-Etienne Avrupa Kupası için Lizbon Benfica Kulübü ile karşılaştı. Fransız takımı rakibin sert oyunu ve kaba davranışlarından ötürü moral bozukluğu içerisinde maçı kaybetti. Spor yetkilileri tarafından Saint-Etienne Spor Teşkilatının durumu incelendi ve 1967 yılında takımın antrenörü Albert BATTEUX' e iki FAIR PLAY ödülü verildi. Bunun yanı sıra bazı profesyonel futbol takımlarına kurallara uymaları, centilmence yarışmaları ve hakem kararlarına uymaları nedeniyle çeşitli ödüller verilmiştir.
SYLVIE TELLIEZ (1967) :
1967 yılında Fransa Atletizm Şampiyonasının 200 m. yarışmasının bitiminde SYLVIE TELLIEZ altın madalyayı Cabrielle MAYER' e bıraktı. Zira MAYER final ipini göğüslemeye pek az kala düştü. Aynı şekilde 1966 yılında Sestriere' deki Kış Üniversite Oyunlarında Annie FAMOSE İsviçreli rakibe’ sinin kendisinden 0.01 saniye geride olduğunu bildiği halde birinciliği paylaşmak pahasına rakibe’ sine elini uzatarak onu öne çekti ve birincilik kupasını onunla paylaştı.
ZABALA (1969) :
2 Kasım 1969 yılında MADRD' in en büyük stadı olan BERNABEU' da 80.000 kişilik bir seyirci önünde Real Madrid Sabdlel ile İspanya Futbol ligi şampiyonluğu için oynuyordu. 50. dakikaya kadar sayı kaybetmeye engel olamamıştı. Bu sırada Sabadell ileri oyuncularından Pedro ZABALLA topla ilerleyerek rakip kaleye şut atmaya hazırlandı. Aynı anda Real Madrid kalecisi ile kaza eseri çarpışarak baygın halde yere düştüler. Sonradan öğrenildiğine göre oyunculardan birinin çene kemiği kırılmıştı. ZABALLA ise kısa bir kararsızlıktan sonra yüzde yüz gol ile sonuçlanabilecek pozisyonda olmasına rağmen topu eliyle iterek kasıtlı hendbole sebep oldu. Maç bittiğinde (Real Madrid 1-0 galip idi) Real Madrid taraftarları ZABALLA' ya hararetle tezahüratta bulundular. Karşılaşmayı izleyen günlerde, kulübü şu gerekçe ile ZABALA' yı cezalandırmak için toplandı. ZABALLA' ya gol atıp takıma puan getirmesi için mi, yoksa rakip takıma centilmenlik yapsın diye mi para ödeniyordu? Buna karşılık İspanya basını ZABALLA' ya mükemmel sporcu olarak tanımladıktan sonra UA Komitede ZABALLA' yı zafer kupası için ödüllendirdi.

Jack Nicklaus (1969) :
“Bu vuruşu kaçıracağını düşünmezdim; ama yine de sana o şansı vermek istemedim.” Bunlar Jack Nicklaus’un Tony Jacklin’e 1969 Ryder Cup golf finalinde söylediği sözler. O yıllara kadar görülmüş en çekişmeli mücadelede artık 18. deliğe gelinmişti. Genç İngiliz deliğe iki adımlık mesafeden vuruş yapacaktı ve eğer bunu kaçırırsa kupanın bir kere daha ABD’ye gideceğini biliyordu. Sonuçta Nicklaus, takım arkadaşlarının tepkisine rağmen atışı bıraktı ve bu maç tarihe berabere biten ilk golf maçı olarak geçti.

İSMET KARABABA (1983) : Konyalı genç kaleci İsmet Karababa 1983 yılında "Baron Pierre de Coubertin" Fair Play Ödülü almıştı.
1983 'te UNESCO tarafından dünyanın en centilmen sporcusu onuruna layık görülen Konyalı genç kaleci İsmet KARABABA "Baron Pierre de Cobertin" Fair Play ödülünü, kuruluşun direktörü, Amadou Muhtar M. Bow'dan aldı. 1984 Yılının Türk spor'u adına en önemli olaylarından birini İsmet Karababa yaşattı. UNESCO'nun "Fair Play" ödülü'nü kazanarak dünyanın centilmenlik şampiyonu onuruna erişti. Hakemlerin gol vermediği pozisyonun, yanlış değerlendirildiğini söyleyerek takımının küme düşmesine neden olmasına rağmen, bu hareketiyle dünyanın en centilmen sporcusu seçlen kaleci İsmet Karababa, ödül törenindeki konuşmasında şunları söyledi: Sayın Genel Direktör, Sayın Başkan, Bayanlar ve Baylar, Sözlerime beni Uluslararası Fair Play Pierre De Coubertin Ödülüne layık gördüğü için Fair Play yüce komitesine derin teşekkür ve minnet hislerimi arz etmekle başlamak isterim. Binlerce sporcu arasından 1983 yılı armağanına layık görülmem benim için büyük bir şeref ve seçkinliktir, bunun değerini takdir ettiğimden emin olmanızı rica ederim. Bir amatör sporcu olarak hayatımı, sporun ruh ve Fair Play kurallarına daima uyarak devam ettireceğim. Tekrar teşekkürler Sayın Başkan.
Frank Ordenewitz (1988) : Penaltı itirafı.
7 mayıs 1988'de Köln - Werder Bremen maçında ceza alanı içinde topa el ile dokunduğunu itiraf etmiştir. Bu davranışı ile FİFA Fair Play Ödülü'nü kazanmıştır.

Gary Lineker (1990) : Ne sarı ne de Kırmızı kart.
15 senelik profesyonel futbol kariyeri boyunca ne sarı ne de kırmızı kart görmemiştir ve bu sebeble FİFA Fair Play Ödülü'nü kazanmıştır.
Jacques Glassmann (1995) : Rüşvet skandalı.
Valenciennes futbolcusu Jacques Glassman, Christophe Robert ve Jorge Burruchaga Marsilyalı futbolcu Jean-Jacques Eydelie'nin kendilerini arayarak rüşvet teklif ettiğini söylediler. Christophe Robert’in karısı parayı Jean-Jacques Eydelie’den aldığını idda etti.Polis daha sonra bahsi geçen 250.000 frankı Christophe Robert’in kayınvalidesinin bahçesinde gömülü olarak buldu. Olay ortaya çıkınca Marsilya'nın şampiyonluk ünvanı geri alındı ve takım küme düşürüldü. Marsilya o sezon milanı yenerek şampiyonlar ligi şampiyonu olmasına rağmen ertesi sene otomatik olarak bu kupaya katılması gerekirken uefa tarafından kupaya alınmadı. Olay açığa çıkmaya başladığı sıralarda Marsilyalı futbolcu Jean-Jacques Eydelie kulüp genel sekreteri Jean-Pierre Bernes’den talimat alarak bu işi yaptığını idda etti. Mahkemede Marsilya genel sekreteri Jean-Pierre Bernes rüşvet olayını kulüp başkanı Bernard Tapie’den emir alarak yaptığını söyleyince ortalık iyice karıştı. Tapie ise bahsi geçen 250.000 Frankın Christophe Robert’in yeni açacağı restauranta yardım olması için verdiğini söyledi. Tapie hapse mahkum olurken , Eydelie 17 gün hapis cezası aldı. Olaya karışan burruchaga ve robert 2 yıl futboldan men edildi. Olayı ortaya cıkaran Jacques Glassmann FİFA Fair Play Ödülü'nü kazanmıştır.

Mark Taylor (1998) :
Avustralya kaptanı Mark Taylor, Peshawar’daki kriket maçında centilmenliğin sınırlarını zorladı. Gün sonundaki skoruyla Don Bradman’ın 1930′da yaptığı tüm zamanların en iyi test skorunu (334) egale etti. Taylor, Bradman’ı egale etmesi dışında, Brian Lara’ya ait 375′lik Dünya rekorunu da kırma şansına sahipti; fakat kişisel rekorları kırmaya çalışmaktansa Avustralya şampiyonluğunu tercih ettiğini söyleyerek buna gerek duymadı. Maç berabere bitti.
Paolo Di Canio (2001) : Boş kaleye atmadı.
West Ham ile Everton arasında oynanan maçta skor 1-1 ve maçta uzatma anları oynanırken, hamle yapmak üzere kalesini terkeden Everton kalecisi Paul Gerrard sakatlık yaşayarak yere yattı. O anda sağdan gelen ortayla topu boş kaleye gönderme şansı olan Di Canio, aksini yaptı ve topu eliyle tutarak kalecinin sakatlığını gösterdi. Maç berabere bitti.
Andrew Flintoff (2005) :
Edgbaston’daki 2005 Test, kriket tarihindeki en heyecanlı maçlardan birine sahne oldu. Maçı İngiltere iki koşuluk farkla kazanmıştı ve bu fark tarihinin en düşük kazanma marjıydı. Seyirciler sevinmeye başlarken, Flintoff, yaptığı hata maçın kaybına neden olan karşı takım oyuncusu Brett Lee’nin üzüntü içinde yerde oturduğunu görünce Lee’nin yanına giderek elini sıktı ve kendisini teselli etti. Bu olay, kameralar tarafından görüntülenmese de, kriket tarihinin en ünlü olaylarından biri oldu.