Futbol ile Bedensel - Kinestetik ve Müzik Zeka Gelişimi
|
Yazı Boyutu
12 haftalık futbol eğitiminin 8-10 Yaş grubu çocukların bedensel - kinestetik ve müzik zeka gelişimi üzerindeki etkisi Tarih : 04.01.2010 - 10:05:37
|
Özet
Her çocuk tüm zekâ alanlarına sahip olarak dünyaya gelir. Ancak çevresel faktörlerin etkisiyle bazı zekâ alanları daha çok gelişme fırsatı bulurken bazıları da az gelişme şansı yakalar. Bu araştırmada çocukların zekâ alanlarının gelişiminde etkili olan çevresel faktör olarak düzenli verilen futbol eğitiminin etkilerini incelenmiştir. Bu amaçla, 12 haftalık futbol eğitimi alan 8–10 yaş grubu çocukların Bedensel-Kinestetik ve Müzik Zekâ Alanlarının gelişim düzeyine etkisinin olup olmadığı incelenmiştir.
Araştırmaya, Ankara’nın merkez 6 ilçesinden bulunan 13 okulun 3. ve 4. sınıfında öğretim gören 2389 öğrenci ile Ankara Spor ve Gençlerbirliği Spor kulüplerinde yaz futbol okuluna devan eden 1060 öğrenci katılmıştır. Öğrencilerin çoklu zekâ dağılım ve düzeylerini belirlemek için “İlköğretim Öğrencilerinin Çoklu Zekâ Alanlarında Kendilerini Değerlendirme Envanteri” kullanıldı. Elde edilen verilerle öğrencilerin mevcut Bedensel-Kinestetik ve Müzik Zekâ Alanlarının düzeyleri ile 3 aylık süreçte meydana gelen değişimler ve bu değişimlerin kalıcılık düzeyleri gözlenerek karşılaştırıldı.
Araştırmanın sonucunda 8–10 yaş grubu öğrencilere verilen 12 haftalık futbol eğitiminin, öğrencilerin fiziksel ve fizyolojik gelişimine olumlu katkılarının yanın da, bedensel-kinestetik ve müzik zekâ alanlarının gelişiminde istatistiksel anlamlı farklar bulunmuştur (p<0,05). Kontrol grubu öğrencilerinin erişim puanları ile deney grubu öğrencilerinin erişim puanları karşılaştırıldığında verilen futbol eğitiminin, çocukların doğal gelişim sürecinde kinestetik ve müzik zekâ alanlarını olumlu yönde etkilediği ve meydana gelen gelişimin de kalıcı olduğu bulunmuştur.
Şebnem ŞARVAN CENGİZ - Atilla PULUR
Giriş Amaç
Ortak özellikleri olmasına karşın, yaş, boy, kilo, cinsiyet, ırk, sosyo-ekonomik durum, kültürel çevre değişkenleri açısından birbirinden farklı özelliklere sahiptirler. Bu değişkenlerin bileşiminden ortaya çıkan farklılıklar, bireyselleştirilmiş öğretim gereksinimini doğurmaktadır.
Eğitim programının bir parçası olarak; ders saatlerinin dışında, öğrencilerin ilgi ve gereksinimlerine yönelik yapılan ders dışı etkinlikler, öğrencilerin kişiliklerini gelişimine yardım etmektedir.3,4 Ders dışı etkinlikler denilince ilk akla gelen sportif etkinlikler, çocuğun ailesi ve çevresine kendini ispatladığı, özgüvenini kazandığı, akranlarıyla daha istendik, olumlu ilişkiler kurduğu faaliyetlerdir. Bu etkinlikler içerisinde bireylerin neler yapabildiğinden çok, neler yapabileceği düşünülmelidir. Her çocuğun çeşitli yetenekleri ve zekâ kapasitesi vardır. Çoklu zekâ kuramı da bu amaçla yeni pedagojik yöntemlerin düşünülmesi için ortaya atılmıştır.
Eğitime yeni bir yaklaşım getiren çoklu zekâ kuramı ( Multiple Intellegence – MI Theory ), Harward Üniversitesi öğretim üyelerinden Howard Gardner tarafından 1983 yılında geliştirilmiştir. Çoklu zekâ kuramı, bireylerin ilgilerini, yeteneklerini, gizli güçlerini ortaya çıkararak geliştirmeyi hedefleyen, her bireyin farklı alanlarla ilgili zekâlara sahip olduğunu savunan, öğrencilerin öğrenmelerinde fırsatları ve seçme haklarını arttıran yeni bir eğitimsel düzenlemedir.
Bu doğrultuda araştırmada, öğrencilerin kendi özel yetenekleri doğrultusunda aldıkları futbol eğitiminin sadece fiziksel ve fizyolojik gelişime değil, aynı zamanda da öğrencilerin zihinsel gelişimine katkıda bulunup bulunmadığı tespit edilmeye çalışılmıştır.
Yöntem
Araştırmanın örneklemini 2005–2006 ve 2006–2007 eğitim-öğretim yıllarında, Ankara İlindeki 13 İlköğretim Okulunun 3. ve 4. sınıfı öğrencileri (2389)ile Ankara Spor, Gençlerbirliği Spor kulüplerinde yaz futbol okuluna devam eden (1060) öğrenci oluşturmaktadır. İlköğretim üçüncü ve dördüncü sınıf öğrencileri ile kontrol grubu, Ankara Spor, Ankaragücü ve Gençlerbirliği spor kulüplerinin futbol yaz okuluna ilk kez kaydolan öğrencilerle ise deney grubu oluşturuldu.
Veri toplama aracı olarak kullanılan “İlköğretim Öğrencilerinin Çoklu Zekâ Alanlarında Kendilerini Değerlendirme Envanteri”, kontrol ve denek grubu öğrencilerine ön test, 12 hafta sonra son test ve bunu takip eden haftada da kalıcılık testleri olarak tekrar uygulanıldı. Elde edilen verilerle öğrencilerin mevcut Bedensel-Kinestetik ve Müzik Zekâ alanlarının düzey ve dağılımları ile 12 haftalık süreçte meydana gelen değişimler ve bu değişimlerin kalıcılık düzeyleri gözlenerek karşılaştırıldı.
Verilerin istatistiksel analizi için SPSS 13.0 (Statistical Packade for Social Science) paket programı kullanıldı. Deney ve kontrol grubunu oluşturan öğrencilerin her bir zekâ türündeki öntest, son test ve kalıcılık test sonuçları arasındaki ilişkinin incelenmesinde İlişkili Ölçümler (Tekrarlı Ölçümler) için Tek Faktörlü ANOVA (One-Way ANOVA for Repeated Measures) analiz yöntemi kullanıldı.
Sonuç
Bireyin kendini geliştirebilmesi, hem akademik hem de sosyal yönden yeterliliğe ulaşması için, bireysel özelliklerin erken yaşlarda belirlenerek buna uygun desteklenmesi, yönlendirilmesi ve geliştirilmesi gerekmektedir. İlköğretim, yetişkin yaşamını biçimlendiren bireysel farklılıkların kazanılması, aynı zamanda farklılıkların belirlenerek buna uygun gelişim olanağının sağlanması açısından en önemli eğitim kademesidir.
Eğitim sistemi içinde sözel ve sayısal zekâ alanlarına verilen öncelik, diğer zekâ alanlarının göz ardı edilmesi, öğrencilerin üstün oldukları alanların ortaya çıkarılmasını, gelişimini ve bu zekâ alanlarının yardımıyla diğer zekâ alanlarının gelişimini engellemektedir. Oysa Öğrencilerin sahip oldukları baskın zekâ alanlarının yardımıyla diğer zekâ alanlarını geliştirebileceği bu sayede akademik başarı seviyesini yükseltebileceği düşünülmektedir. 8–10 yaş grubu çocukların fiziksel büyüme ve gelişimle birlikte beyin, omurilik gelişimin sonucunda organizmanın isteme bağlı olarak hareketlilik kazanması doğrultusunda ihtiyaç duyulan sportif eğitimin verilmesinin çok yönlü gelişimlerine olumlu katkılar sağlayacağı belirtilmektedir. 15
Araştırmada elde edilen bulgulara göre; her iki grup öğrencilerinin 12 haftalık dönemde bedensel-kinestetik zekâ alanlarında istatistiksel olarak anlamlı gelişme olduğu(p<0,05), ancak 12 haftalık futbol eğitimi almanın ve herhangi bir spor eğitimi almamanın öğrencilerin bedensel-kinestetik zekâlarının gelişiminde farklı etkilere sahip olduğu görülmüştür(tablo 1). Bununla birlikte denek grubunu oluşturan öğrencilerin son test ve kalıcılık test puanları arasında farklılığın gözlenmemesi (-0,00), kazanılan alışkanlık ve erişilen değerlerin, kontrol grubunu oluşturan öğrencilerinin değerlerinden(-0,13) daha kalıcı olduğu görülmektedir.
Karacabey ve ark.’larının yapmış oldukları çalışmada düzenli ve uzun süreli uygulanan antrenman programının 10–12 yaş çocuklarda fiziksel uygunluk özelliklerini anlamlı düzeyde geliştirdiğini bulmuşlardır.16 Uluer, bedensel zekâsı gelişmiş öğrencilerin gelişmemiş öğrencilere göre, motor becerilerinin geliştiğini, çevreye çabuk yanıt verdiği, dengeli olduğu belirtmekte beraber bu öğrencilerde zekâ ile beden dengesinin iyi olduğunu vurgulamaktadır.17 Her iki çalışmada, araştırmada tespit edilen 12 haftalık futbol eğitiminin bedensel-kinestetik zekâ alanında olumlu gelişime neden olduğu sonucu ile paralellik göstermektedir.
Kontrol ve denek grubu öğrencilerin müzik zekâ alanlarında 12 haftalık dönemde anlamlı düzeyde gelişme olduğu(p<0,05), ancak 12 haftalık futbol eğitimi almanın ve herhangi bir spor eğitimi almamanın öğrencilerin müzik zekâlarının gelişiminde farklı etkilere sahip olduğu görülmüştür(tablo1). Bunun yanı sıra denek grubunu oluşturan öğrencilerin son test ve kalıcılık test puanları arasında farklılığın(0,05) kontrol grubunu oluşturan öğrencilerinden(0,14) düşük olması, kazanılan alışkanlık ve erişilen değerlerin, daha kalıcı olduğu sonucunu ortaya koymaktadır.
Gardner, müziğin diğer zekâ alanlarından özel bir zekâ alanı olduğunu, diğer zekâ alanlarına göre daha duygusal ve kültürel ağırlık taşıdığını, bazı insanların diğer zekâ alanlarını da geliştirdiğini belirtmiştir.18 Müzik eğitiminin diğer zekâ alanlarının gelişimine katkısı bulunduğu görüşü, araştırmada elde edilen, futbol eğitiminin de müzik zekâ alanında olumlu gelişmelere neden olduğu sonucu ile paralellik göstermektedir.
Sonuç olarak, kontrol grubu öğrencilerinin erişim puanları ile denek grubu öğrencilerinin erişim puanları karşılaştırıldığında verilen futbol eğitiminin, çocukların Bedensel-Kinestetik ve Müzik Zekâ alanlarının doğal gelişim sürecine olumlu yönde katkı sağladığı ve bu katkı sonucunda meydana gelen gelişimin de kalıcı olduğu söylenebilir.
| Kaynak: | Şebnem ŞARVAN CENGİZ - Atilla PULUR - Niğde Üniversitesi |
| Kategori: | Makale |
| Bu Yazıya Ait Yorumlar |
![]() |
|
![]() |
![]() |
| Yazdır | World'e Aktar | Yorum Ekle | Tavsiye Et |
| Bu Makaleye Verilen Puanlar |
|
|
Bu makale 1467 kişi tarafından okundu.
| Bu Makaleyi Paylaş - Favorilerine Ekle |
| Makale |
|
|
Atatürk ve Fenerbahçe
"Fenerbahçe Kulübünün her tarafta beğenilip değer verilen, ortaya çıkmış eser ve çalışmalarını duymuş ve bu kulübü ziyaret edip bu işte emeği, yardımı olanları tebrik etmeği görev edinmiştim. Bu görev ancak bugün yerine getirilebilmiştir. Takdir ettiğimi ve kutladığımı buraya kaydetmekle övünüyorum. "
3.5.1918 / Ordu Komutanı Mustafa Kemal
Yıldızlar
Zafer Göncüler Kimdir?
Başarılı ve uzun bir kariyer...
Zafer Göncüler Fenerbahçe de hem futbolcu hem de menajer olarak şampiyonluk yaşamış, Türkiye nin tüm liglerinde bir çok kulüpte görev almış bir çok başarıya imza atmış bir teknik adam.
Fenerbahçe Gazetesi Ropörtaj
Fenerbahçe Gazetesinden Eyüp KARADAYInın Zafer GÖNCÜLER ile yaptığı özel ropörtaj.
Ankara'da Hava Durumu




























