Futbolda Yetenek Seçimi


Futbolda Yetenek Seçimi
Yazı Boyutu  

Spor eğitiminin en önemli aşamalarından biri mevcut potansiyelin arasından nitelikli olanlarının ayrılması işlemidir. Yani futbolda en başarılı olabileceklerin diğerlerinden ayırt edilmesi işlemidir.

Tarih : 21.12.2009 - 18:51:21



Yüksek verim sporuna yönelik antrenmanın daha ileri aşamasına geçmeleri uygun görülenlerin bulunmasıdır. Bu süreç uzundur Antrenman hedefleri, içerikleri göz önüne alınarak ve çeşitli zamanlarda, testlerle, tekrarlanarak alınması gereken karardır. Belirli kriterlere ve metotlara bağlı olmaksızın yapılan çalışmalar zaman ve emek kaybından öteye gitmeyecektir.
 
Tahmin geçerliliği belirlenen hedefle, hedefe ulaşma arasındaki tutarlılıktır. Bunu da sağlayan önemli faktörler vardır.
 
Yetenek seçiminde tahmin geçerliliğini artıran faktörler şunlardır:
  • Futbolu mümkün olduğunca yaymak ve mevcut sporcu sayısını arttırmak,
  • Alanında uzman nitelikli eğitimci sayısını arttırmak,
  • Spor branşına has çerçeve programlar geliştirmek,
  • Müsabaka program ve imkanlarını geliştirmek,
  • Spor branşına uygun yetenek arama, seçim ve yönlendirme hakkında kriterler, metotlar belirlemektir.(1)
Yetenek seçiminde başlıca iki temel metot uygulanmaktadır.
 
1. Doğal seçim: Bu seçimde kişi ya tesadüfen seçtiği spor dalına katılır ya da başka bir spor dalında başarılı olamayacağını anlayarak dal değiştirmesi şeklinde antrenörün ya da öğretmenin karşısına gelir. Bu yöntemde büyük oranda ideal branş seçilemez. Genellikle;
 
a.Sporcunun yerel etkilerin (okul, ailelerin istekleri çevrenin etkisi v.b), yaklaşımların sonucu olarak bir spora yönelme durumudur. b.Sporcuda doğal seçim yoluyla gelen verim gelişimi, bireyin rastgele bir biçimde yetenekli olduğu spor dalında yer alıp almadığına dayanır. c.Bu nedenle bireyin verim gelişiminin, çoğunlukla ideal spor seçiminin yanlış olmasından dolayı, çok yavaş olduğu görülür.(17)
 
Doğal seçim yönteminde spora katılım üç yolla gerçekleşir.
 
Erken katılım: Bazı spor dallarında (artistik paten, cimnastik, judo- Uzak Doğu Sporları, tenis vb. gibi.) yetişkinlerin (çoğu kez ebeveynlerin) yönlendirmesi sonucu erken katılıma rastlanılmaktadır.
 
Ancak erken katılan kişilerde, daha başlangıç aşamasında sistematik bir uzmanlaşmaya gitme ve yarışmalara yöneltme türünden hatalar işlenmektedir. Böylece sportif başarı gelişimine çok yönlü bir temel eğitimle başlama fırsatı, hatalı bir şekilde ihmal edilmektedir. Antrenmana katılım çocuklarda ne kadar erken bir tarihte olursa, birinci ve ikinci eğitim aşamasına ayrılan süre de o kadar uzun tutulur .
 
Geç Katılım: Ülkemizde en yaygın antrenmana başlama biçiminin, geç katılım olduğu görülür. Çocuklar arasında sistematik antrenmana başlayanlar, çoğunlukla 11-12-13 yaş grubundaki çocuklardır.
 
Birinci eğitim devresi, geç katılanlarda noksandır. Bu nedenle geç katılan kişiler için, birinci, ikinci ve üçüncü eğitim aşamasının içeriklerini birleştiren bir antrenman süreci tasarlanmalıdır. Birinci eğitim aşaması, geç katılan kişide süre nedeniyle eksik kalabilir. Fakat eksik kalan çok yönlü temel eğitim, çeşitli sportif ön deneyimler sayesinde çoğu kez telafi edilebilmektedir.
 
Çapraz Katılım: Erkek ve kızlar çapraz katılımda, çok kez 15-16-17 yaşına geldikten sonra yeni bir spor dalının antrenmanına başlarlar. Bu gençler daha önce başka bir spor dalında, bazen uzun yıllar boyunca, deneyim kazanmışlardır.
 
Bu kişilerde, çoğu kez hemen üçüncü eğitim aşamasına başlanıp, buna ait amaçların üstüne gidilebilmektedir. Bunu yaparken üzerinde en fazla durulması gereken konu, yeni spor dalına ait sportif tekniğin öğrenimidir. Yeni spor dalına ait tekniklerin gerekli düzeyde öğrenimi ve kondisyonel yeteneklerin daha da geliştirilmesi, böyle durumlarda özel bir önem taşımaktadır.
 
Ülkemizde futbolun diğer branşlara göre daha yaygın ve seviliyor olması erken katılıma katkı sağlarken, eğitim sisteminin sürekli bir yarışa dönüştürülmesi ve gelecek kaygısı gençlerin futbola geç katılımına sebep olan önemli etkenler arasındadır.
 
2.Bilimsel Seçim: Spor bilim adamlarının yardımıyla belirli özelliklerin ( Fiziksel, psikolojik) kişideki potansiyelini belirlemek için yapılan bilimsel testlerle, yetenekli kişilerin kendilerine en uygun spor dalına yöneltilmesini sağlar(29).
 
Bilimsel seçim yönteminde, antrenör özel bir spor alanında doğuştan yeteneğe sahip olduklarını kanıtlamış olan, gelecek sunan gençleri değerlendirmektedir.
 
Yetenek Seçiminde Dikkat Edilecek Özellikle
 
Yetenek seçimi ve yönlendirmede dikkat edilecek özellikler fiziksel ve psikolojik özellikler olmak üzere iki ana başlık altında ele alınmış olup, psikolojik özelliklerde zihinsel, duygusal ve sosyal özellikler açısından değerlendirilecektir.
 
Futbolcuların yüksek seviyedeki fiziksel ve fizyolojik karakteri, bilim adamları ve antrenörler tarafından ilgi ile takip edilmekte ve bu olgunun önemi de gittikçe artmaktadır. Sporculara uygulanan farklı antrenman programlarının amacı, onların fizyolojik kapasitesi ve fiziksel yeteneklerini geliştirmektir. Fizyolojik veriler antrenman programlarının düzenlenmesinde kullanılır. Bu yüzden sporcuların, performanslarının özel durumlarını en iyi şekilde tayin etmek için fizyolojik karakterini analiz etmek gerekir.
 
Futbolun fiziksel ve fizyolojik görünümü
 
Futbol birbirinden farklı yaklaşık 1000 ayrı hareketin yer aldığı ve hareketlerin birbiri ardına hızla değişebildiği bir oyun yapısındadır. 45 dakikadan iki devreli oynanan futbol; temel olarak aerobik bir yapı üzerine, düzensiz aralıklarla süratin, kuvvetin, süratte devamlılık, kuvvette devamlılık, çabuk kuvvet ve koordinasyonun teknik ile taktik kombinasyonlarla sergilendiği bir oyun yapısı içerisindedir.
 
Futbolda üst düzeyde performans için öncelikle futbolcunun fizyolojik profilinin saptanması gereklidir. Antrenman, ancak bu profile ve fizyolojik temellere uygun şekilde planlandığı zaman futbolcunun performansının yükseltilmesine hizmet eder. Futbol oyunu fizyolojik açıdan bakıldığında, aerobik ve anaerobik eforların ararda kullanıldığı sürat, kuvvet, çeviklik, esneklik, elastikiyet, denge, kassal ve kardiorespiratuvar dayanıklılık, koordinasyon gibi faktörlerin performansa beraberce etki ettiği yüksek derecede koordine bir spor disiplinidir diye tarif etmek mümkündür(31). Futbolcuların yüksek seviyedeki fizyolojik karakteri, bilim adamları ve antrenörler tarafından ilgi ile takip edilmekte ve bu olgunun önemi de gittikçe artmaktadır. Bu durum bir dizi bilimsel çalışmayı gerektirmekte ve yeni yeni araştırma alanları ortaya çıkarmaktadır. Sporculara uygulanan farklı antrenman programlarının amacı, onların fizyolojik kapasitesi ve fiziksel yeteneklerini geliştirmektir. Fizyolojik veriler antrenman programlarının düzenlenmesinde kullanılır. Bu yüzden sporcuların, performanslarının özel durumlarını en iyi şekilde tayin etmek için fizyolojik karakterini analiz etmek gerekir. Kısaca hangi fizyolojik unsurların futbolcu için ne kadar önemli olup olmadığını bilmek antrenman programlarını gerçekleştirmek için çok önemlidir .
 
Futbol oyununun hareket analizi belirtildiği gibi futbol genellikle kısa zamanda, yüksek şiddette bir efor sarfı ile kısa mesafeler alınmaktadır. Bu tip bir efor ise anaerobik enerji sistemini daha ziyade alaktasid kısmını ilgilendirmekte ve gerekli enerji zamanla da ilgili olduğu için futbolda alaktasid anaerobik güç önemli olmaktadır. Hollmann’a göre de futbolda laktasid anaerobik enerji kaynağına oranla alaktasid enerji kaynağı daha önemlidir. Ayrıca bir futbolcunun 100 m. de iyi bir derece yapmasından ziyade 20-30 m. de yapabileceği hız daha önemlidir. Calligaris’e göre futbolda alaktasid anaerobik metabolizmasının payı %45, laktasid anaerobik enerji metabolizmasının payı %20 civarında aerobik enerji metabolizmasının katkısı ise %35’dir.
 
Günümüz futbolunda mevkilere göre oyuncular arasındaki fiziksel farklılıklar yavaş yavaş ortadan kalkmaktadır. Her oyuncunun oyun akışı içerisinde çok önemli ve değişik roller üstlenmektedir. Fonksiyonların, oyun içerisinde sürekli değişen rollere bağlı olarak artmasından dolayı sahada her oyuncunun fiziksel ihtiyacı da artmaktadır. Çok özel olarak, bir oyuncu yürüyüş ve hafif koşuları kısa, patlayıcı ve hızlı sprintleri değişimli olarak yapabilme kabiliyetine sahip olmalıdır . Kısaca futbolda başarı kompleks bir yapı gösterir ve bileşenlerini oluşturan birimlerin organizesi gerekmektedir. Teknik, taktik ve kondisyon başarının değişmeyen birimleridir. Kondisyonun futbol için gereken seviyelerde olması teknik ve taktik oluşumların daha ekonomik kullanıma özelliğini de kazandıracaktır(32).
 
Futbolda spor dalına özgü verim düzeyini belirleyen kriterler nelerden oluşmaktadır sorunda verilecek yanıt için akla önce sonuç, galibiyet, yenilgi, beraberlik gelebilir. Ancak, bunların oluşmasına neden olan etkenler ise futbolcuların maç süresince yaptıkları hareket çeşitleri, süre, sayı ve mesafelerin nitelik ve nicelikleri verim düzeyinin sınırlılıklarıdır. Bu doğrultuda futbolun fizyolojik profilini çizebilmek için öncelikle futbol oyunun analizini yapmak gerekmektedir.
 
Futbol oyununun hareket analizi
 
Günümüz futbolu, daha karmaşık teknik becerilere, taktiksel düşüncedeki gelişmeye ve fiziksel ihtiyaçlardaki artışa dayanmaktadır. Son on yılda bir oyuncunun maç içerisinde kat ettiği mesafenin arttığı yapılan araştırmalar sonucunda ortaya konulmaktadır. 1960 yıllarda futbol müsabakasında oyuncuların kat ettiği mesafe ortalama 3 km civarında iken günümüzde bu oran ortalama 8-12 km’ye kadar arttığı görülmektedir.
 
Bir futbol müsabakası esnasında oyuncuların farklı aktiviteleri yerine getirdikleri orta saha oyuncularının 11.4 km, defans oyuncularının 10.1 km, forvet oyuncularının 10.5’lik mesafe kat ettikleri ifade edilmektedir. Görüldüğü gibi bir maçta 8-11 km.lik mesafe kat edilmektedir. Oyuncular oyun süresince %17.01 durma, %40.4 yürüme, %35.1 düşük şiddetle koşu, %8.1 yüksek tempoda koşu, %0.7 yüksek tempoda sprint gibi koşu, ikili mücadele, kafa ve ayakla topa vurma, top sürme, sıçrama ve dönüşler gibi farklı aktivitelerini yerine getirmektedir. Yaklaşık oyun süresince koşulan mesafenin %98’ini futbolcu topsuz olarak kat etmektedir. Görüldüğü gibi oyunun büyük bir bölümü topsuz ve düşük – orta şiddetli koşularla geçse de, yüksek şiddetli kısa süreli ve kısa mesafeli eforlar da söz konusudur(30).
 
Bangsbo (1996) fiziksel ve fizyolojik gereksinimlerinin maç esnasında oyuncuların hareket örneklerinin analiz edilmesi ile değerlendirilebileceğini ifade etmiş ve Danimarka 1.ve 2. lig oyuncularının müsabaka içerisindeki hareketlerinin analizi yapmıştır. Bu araştırmada futbolcuların hareketleri;
  • Durma
  • Yürüme (4km /saat)
  • Jogging (8 km/saat)
  • Düşük şiddette koşu (12 km/saat)
  • Orta şiddette koşu (16 km/saat)
  • üksek şiddette koşu (21 km/saat)
  • Sprint (30 km/saat)
  • Geri geri koşu (12 km/saat)
  • Kafa vuruşu
  • Top kapma (tackling) olarak ele alınmıştır.
Bangsbo Danimarkalı üst düzey bir orta saha oyuncusunun müsabaka boyuncu kat ettiği mesafeyi ve süresini aşağıdaki şekilde ifade etmektedir (33). Kısaca yapılan çalışmalarla futbol oyuncuların fizyolojik özelliklerinin ortaya konması gerek bireyler arası kıyaslama ve kişisel antrenman programlarının hazırlanmasında gerekse yetenek seçimi ve yönlendirme açısından oldukça önem arz etmektedir.
 
Profesyonel Bir Oyuncunun Maç Süresince Koşu Süresi ve Temposu
 
 
Fiziksel Özellikler
 
Sportif performans bir bileşenler bütünüdür. Bu bütün içinde yer alan çeşitli bileşenlerin karşılıklı etkileşimlerinin yönü ve derecesi performansı belirler. Fiziksel olarak adlandırdığımız, genelde kalıtsal özelliğe sahip; boy, ağırlık, somatotip, vücut kompozisyonu, fibril kompozisyonu gibi parametrelerin spor branşlarında beceri ve fonksiyonel faktörleri etkilediği bilinmektedir.
 
Yaş, Boy ve Ağırlık:
 
Boy ve ağırlık branşlar arasında farklılıklar gösterir. Çünkü sporcunun fizyolojik gücünü ortaya koymak için spor branşına uygun bir fiziksel yapıya sahip olması gerekmektedir. Bu fiziksel yapı uygun değilse tam bir performans gerçekleştirilemez. Futbolda çok değişik fizik yapıda futbolcuların olduğunu görüyoruz. Futbolda fiziksel açıdan hem kısa hem de uzun boylu futbolcuların başarılı olma şansı olsa da özellikle belirli mevkilerde oynayan oyuncuların ( Kaleci, Forvet) ortalamanın üzerinde olması performansı olumlu yönde etkileyecektir.
 
Sporcuların en uygun vücut ağırlığına ulaşmaya ve bunu korumaya çalışmalıdırlar. Bu amaçla düzenli aralıklarla kilolarını kontrol etmeleri gerekmektedir. Kısa zamanda kilo verilmesi, sporcunun karaciğer, kas glikojeni ve toplam vücut proteinine olumsuz etki etmektedir. Glikojen veya protein azalmasının her gramında 3-4 gram su kaybı meydana gelmektedir. Buna bağlı olarak hidrojen oranında da değişiklik oluşur. Sporcu olan ve olmayan bireylerde on günlük hızlı kilo verme neticesinde kaybedilen kilonun %54-58 su, %6-16 protein, %30-35’de yağ olduğu bildirilmektedir. Futbolda performansı etkileyen faktörlerin, teknik, taktik ve kondisyonun olduğu kabul edilmektedir. Ancak tekniği kondisyonu uygulayacak, taktiği anlayış haline getirecek organizmadan fizik yapıdan pek fazla bahsedilmemektedir. Halbuki uygun bir fizik yapıya sahip ve yetenekli olma yüksek performansa erişmenin temel şartıdır. Bu açıdan bakıldığında futbolcularda yaş, boy ve vücut ağırlığının fazla önemli olmadığı yıllarca yaygın bir görüş olsa da, bugün için futbolcuların büyük çoğunluğunun genç, sağlam yapılı ve uzun boylu oldukları görülmektedir(34).
 
 
İnsan gelişiminde en hızlı büyüme birinci çocukluk dönemi ,ikincisi ise ergenlik dönemidir (12-18 yaş).Ergenlik döneminin ilk yıllarında (12-15 yaşları) büyüme hormonu çok salgılandığı için boy uzaması çok fazladır. Erkeklerde 6-12, kızlarda 6-10 nispeten yavaş büyüme seyreden evredir. Erkeklerde boy uzaması 12-16 yaşları arasında yıllık ortalama 7-8 cm dir. Boyca büyüme ilk baharda, ağırlık artışı da sonbaharda hız kazanmaktadır. Büyüme ergenlik döneminin sonlarında, bayanlarda 17-18 yaş, erkeklerde 19 yaş civarında son halini alır. Genetik ve çevresel faktörlerin boy üzerinde etkili olduğu bilinmektedir. Endokrin sisteminin yetişme anındaki durumu, beslenme alışkanlıkları, hastalıklar, postürel bozukluklar gibi boyu etkileyen unsurlar çevre ile ilgili bileşenlerin içerisinde yer almaktadır.
 
 
Somatotip
 
Somatotip, vücudun morfolojik şeklinin tanımlanmasıdır. İnsan vücudunun fiziksel olarak sınıflandırılması tekniğine dayanmaktadır. Sporcularla ve sporcu olmayanların vücut tipleri karşılaştırıldığında sporcuların daha büyük mezomorfi ve ektomorfi özelliğine sahip oldukları buna karşılık endomorfi özelliğinin daha düşük olduğu tespit edilmiştir. Futbolda yapılan somatotip sınıflandırma araştırmalarına göre futbolda daha çok mezomorfik yani atletik tipte sporcular tercih edilmektedir. İstisnai olarak diğer iki vücut tipine sahip oyunculara da rastlanmaktadır.
 
Mezomorfi: Vücut kas ve iskelet sisteminin gelişim oranını ifade eder.
 
Ektomorfi: Kişinin relatif uzunluğunu ifade eder.
 
Endomorfi: Kişinin fiziksel olarak relatif yağlılığını veya yağsızlığını ifade eder.
 
Vücut Kompozisyonu:
 
Vücut doku olarak incelendiğinde, genelde yağ dokusu ve yağdan arınmış yağsız vücut dokusu olarak iki ayrı bölümde incelenir. Yağsız vücut dokusu terimi kas, kemik ve diğer dokuları içerir. Vücutta bulunan total yağ incelendiğinde asal ve depo yağ olarak iki şekilde karşımıza çıkar. Asal yağ bir takım fizyolojik fonksiyonlar için vücutta bulunması gereken yağdır. Benkhe’ye göre asal yağ, yetişkin erkekte vücut ağırlığının % 3 kadarı, yetişkin bayanda ise % 12 kadardır. Vücutta bulunması gereken total yağ oranı ise erkeklerde % 15, kadınlarda % 27 oranındadır(18).
 
Fazla vücut yağı fiziksel aktiviteyi engelleyici frenleyici bir özellik taşımaktadır. Vücut yağı fazla olanların futbol gibi aerob ve anaerob dayanıklılık özelliği gerektiren branşlarda daha fazla inaktif dokuyu taşımak zorunda olduklarından diğerlerine göre daha fazla enerji tüketecek ve daha çabuk yorulacaklardır. Vücut yağını etkileyen faktörler genelde beslenme, hayat tarzı ve kalıtımdır.
 
Proporsiyon:
 
Vücudun çeşitli büyüklüklerinin birbirine oranını ifade eder. Hentbolcunun el ayasının büyük olması topu daha iyi kavramasına, voleybolcunun veya yüksek atlayıcının bacaklarının gövdesine göre uzun olması ağırlık merkezinin yükselmesine ve daha yukarı sıçramasına katkı sağlayacaktır. Futbolda da branşın doğası gereği farklı yön ve düzlemlerde bir çok hareketin yapılması sporcunun vücut bölümlerinin birbirine dengeli olması özellikle asimetrik ve koordinasyon hareketlerinde performansını olumlu etkileyecektir.
 
Fibril Kompozisyonu:
 
Kas fibrilleri yapısal ve fonksiyonel olarak yavaş ve hızlı kasılanlar olmak üzere ikiye ayrılırlar. Sporcular üzerinde yapılan araştırmalarda kısa süreli ve yüksek şiddette yapılan spor branşlarda hızlı kasılan fibril tipinin, dayanıklılık sporlarında ise, yavaş kasılan fibril tipinin yüksek oranda bulunduğu gözlenmiştir. Futbol gibi oyun temposunun sürekli değiştiği branşlarda her iki fibril tipinin de fonksiyonel hale getirilmesi performans için önem arz etmektedir. Fiziksel özelliklerin belirlenmesini içeren araştırmalarda yöntemlerin amaca uygun seçilmesi, ekiplerin çok iyi eğitilmesini gerektirmektedir. Deneyimsiz kişilerce yapıldığında sağlıklı sonuçlar beklemek mümkün değildir.
 
Sonuç olarak fiziksel özelliklerin incelenmesinin gerçek amacı, elit spor için sportif potansiyelin tanımlanmasıdır. Bu yüzden küçük yaşlarda yetenek seçiminde öncelikle ileride çok fazla handikap olabilecek fiziksel özellikler dikkate alınmalıdır(14).
 
Psikolojik Özellikler
 
Yetenekli futbolcuların seçimi ve yönlendirilmesinde sadece bedensel özelliklere bel bağlanamaz. Çünkü bu yöntemde kendini arkadaşlarına kabul ettirmiş çocukların seçilme şansı daha yüksektir. ( Boyu daha uzun, daha güçlü ve kuvvetli) . Ancak bu tip sporcular 18 yaşla birlikte kaybolmakta veya futboldan uzaklaşmaktadırlar.
 
Bununla birlikte futbolcunun teknik ve kondisyonel yeteneği olarak tanımlayabileceğimiz motorik yetenek, göze hoş göründüğü ve seçicilerin kolayına geldiği için, yönlendirmede hatalara ve kulüplerimizin maddi kayıplarına neden olur. Yüksek motorik yeteneklere sahip sporcular, performans kazandırmak ve kişilik özeliklerini geliştirmek için arzu ve istek duymazlar. Yetenek ve becerileri çok çabuk geliştiğinden, çok çabuk şımarırlar, takım arkadaşlarını beğenmeyerek, oyunun ve çalışmanın kontrolünü ellerine almak eğilimindedirler. Oyunda devamlılıkları sınırlıdır. Hareketleri çok iyi yapmalarına rağmen, ikili mücadelelerden kaçarlar. İkili mücadeleden kaçtıkları ve girdikleri ikili mücadeleleri kazanamadıkları sürece takımlarına zararlı olurlar(28).
 
Araştırmalar, yıldız futbolcuların genellikle yüksek ve çok yüksek performans hazırlık boyutundan çıktığını göstermiştir.
 
Bu sebeple futbolda performans sporcusu olarak çocuklarda aranacak psikolojik özellikler futbolun psikolojik yönüne uygun olmalıdır.
 
Futbolun psikolojik görünümü
 
Bir spor dalının psikolojik özelliği, onun sporcuya yüklediği ruhsal ve fiziksel zorlamalar ile sporcunun kişilik yapısının bu zorlamalara uygunluğu olarak düşünülebilir.
 
Futbolcu gol atmaya veya gole engel olmaya çalışırken, sürekli olarak rakibin ve zamanın baskısı altındadır. Futbolcunun bu mücadeleden galip çıkması mesleki yetenek ve ruhsal özelliklerine bağlıdır. Futbolda performansı etkileyen ruhsal faktörler iki grupta toplanır.
 
Sürüp Giden Kalıcı Faktörler: Kişilik ve yaratılış, oyun zekâsı, yaratıcılık, oyun düzenine uymada kararlılık, mücadele hırsı, kolay teslim olmama, liderlik vasfı, vs.
 
Oyun Esnasında Ortaya Çıkan Geçici Faktörler: Motivasyon, beklentiler, korkular , iklim koşulları, yarışmanın önemi , takımın puan cetvelindeki yeri , rakip takımın beklenmedik iyi ya da kötü oyunu , hakem vb. Antrenör, bir oyuncuya belli bir görev verirken yukarıdaki faktörlerin o oyuncunun davranışlarını nasıl etkileyeceğin önceden bilmek veya kestirebilmek zorundadır.
 
İyi bir futbolcu ister psikolojik olsun, ister rakibin baskısı altında olsun, yapması gereken hareketi başarı ile tamamlayabilen , rakibini şaşırtmayı, çeşitli kombinasyonlara girmeyi, gelecek pozisyonları tahmin edebilmeyi beceren, topu nerede almak ve nerede vermek gerektiğini bilen futbolcudur. Deneyimli bir antrenör, futbolcunun öğretilmiş bir taktiğe göre mi kendi yeteneklerine göre mi oynadığını kolayca tahmin edebilir. Futbol da geliştikçe ,eğitimin önemi artmaktadır. Çünkü futbol basit bir ayak oyunu olmaktan çıkmış, taktik ve zekânın beceri ile birleştiği karmaşık bir spor dalı olmuştur. Bu gerçeği görmemek veya görmezden gelmek insanın kendisini aldatmasıdır. Bu nedenle bir as futbolcunun yetişmesi için yıllarca süren çalışmalara, teknik ve taktik eğitimine ve yarışmaya gereksinimi vardır. Bu uzun süren eğitim ve çalışmalar sonucunda futbolcunun ruhsal durumu performans sporuna uygun hale gelir. Ruhsal stabilitesi artar, yarışma yeteneği gelişir. Bütün bunlara ek olarak bir çok antrenör ve psikolog, başarılı futbol için kurallar içinde kalan bir saldırganlığı ve mücadele hırsını gerekli görür. Antrenman programlarında bu özelliklerin geliştirilmesi için gerekli çalışmalara yer vermek gerekir. Özetle, futbol kendi yapısı ve kuralları gereği, futbolcudan bazı psikolojik özellikler bekler. Bu özellikler şöyledir.
  1. İkili mücadeleleri kazanmak için hırs ve cesaret,
  2. Oyun düzenine sahip olmak ve bunu sürdürmek için yeterli zekâ ve kültür,
  3. Gerekli şaşırtmaları yapabilecek motor beceri ve futbol zekâsı, 4.Bu nitelikleri kazanmak ve geliştirmek için sabır, fedakârlık yapabilme özelliği ve mesleğini ciddiye alma,
  4. Gerekli anlarda doğru ve isabetli kararlar verebilmek için iyi bir muhakeme yeteneği(14).
Zihinsel Özellikler
 
Sporda veya hayatın diğer aşamalarında hareketlerin yönetilmesinde zihinsel özelliklerin çok önemli bir rolü vardır. Algı, dikkat, hafıza, öğrenme ve zekâdan oluşan zihinsel özellikler alınan bilginin işlenmesinde ilk şartı oluştururlar.
 
Sevk ve idare yetenekleri
 
Bir amaca yönelik her spor faaliyeti zihnen sevk ve idare edilir. Davranışın bilinçli olarak sevk ve idaresi yoluyla ancak, her oyuncu mevcut bedeni ve zihni yeteneklerini en iyi ve en uygun şekilde kullanabilir. Özel durumlarda belli tekniklerin kullanılması veya belirli bir taktiğe uyulmasının ilk şartı zihni olarak sevk ve idare edilmiş bilinçli planlama ve uygulamadır. Bazı kişilik özellikleri de daha önceden düşünülmeyen özelliklerden dolayı (kötü tezahürat, antrenörün tepkisi, yorgunluk) zihni sevk ve idareyi zorlaştırabilir.
 
Bu nedenle sporcunun karşılaşabileceği tüm iç ve dış dirençlere karşı koyabilecek yetenekler geliştirmesi gerekmektedir. Bu yeteneği zihni sevk yeteneği olarak tanımlamaktayız. Sevk ve idare yeteneklerinin gelişim durumu, sporcunun karşılaştığı zorluk ve engellerin oranı ile onlara karşı alınan önlemlere göre ölçülür.
 
 
İrade Yeteneği
 
İrade yeteneği, bütün sevk ve idare yetenekleriyle birlikte görülür. Bu yeteneğin gelişmişlik düzeyi, bir sporcunun yorgunluk, isteksizlik, kendine güvensizlik gibi iç dirençlerin veya yoğun antrenman programı gibi dış dirençlerin üstesinden gelme derecesini belirler. Yeterli bir isteklenme ve doğru bir hedef belirleme iradenin ilk şartını meydana getirir. İrade yeteneği, kişilik yapısının özellikleri ve psiko-fiziki durumla çok yakından ilişkilidir. İrade yeteneğinin gelişmesine etki eden bazı temel faktörleri şu şekilde sıralayabiliriz.
 
Başarı İsteği
 
Başarı tüm sporcuların en büyük hedefidir. Başarısızlık da en çok korkulan olaydır. Başarının tüm sportif hayat boyunca devam ettirilmesi uzun süreli ve zor bir eğitime bağlıdır.Bunun derecesi bütün zihni yeteneklerin bilinçli bir şekilde kullanılmasının temelini oluşturur.
 
Psiko-Fizik Durum
 
Benzer durumları ve pozisyonları defalarca yaşamış sporcuların bu zorlukların üstesinden gelmesi gayet doğaldır. Çünkü bu tür olaylar neticesinde beyin korteksinde özel ve baskın iletim devreleri oluşmuştur.
 
Bu devreyi kuramayan sporcularda ise, cesaretin kırılması, aşırı yüklenme, şüphe ve karasızlıklar, beyin korteksine, eylemin amaçlı olarak idaresine yönelik yeni yarıcıların oluşması sürecini bozan, ket vuran uyarıcıların oluşmasına neden olur. Bunun neticesinde, sporcu kuvvetini tekrar harekete geçirmekte zorlanır.
 
Yaş
 
Çocuk ve gençlerin yaşlarının küçük olması, beyin korteksinin gelişimine devam etmesi, ve yeterli derecede tecrübe sahibi olmamaları davranışlarını bilinçli olarak sevk edememelerine neden olur. Bu bakımdan gençler, dış destek ve yönlendirilmeye daha fazla ihtiyaç duyarlar. Bu dönemlerde çocuğun beynindeki uyarı süreçleri geniş bir alana yayıldığı için bilinçli olarak bir amacın peşinden koşma zorlaşır. Bu bakımdan hedeflerin çocuk ve gençlerin kendi istek ve ihtiyaçlarına uygun olarak belirlenmesi ve yönlendirmenin bu hedeflere göre yapılması büyük önem taşır.
 
Kendine Hakim Olma
 
"Azı karar çoğu zarar”, atalarımızın bizlere bıraktığı güzel sözlerden sadece biridir. Atasözünün ihtiva ettiği anlam itibariyle sporcu da bütün duyguları (korku, heyecan, sevinç, saldırganlık v.b.) kararınca ve kontrollü yaşamalıdır. Duyguları kontrol etmek, onları baskı altında tutma anlamına gelmez. Tam tersine sporcu mutlu olduğu zaman mutluluğunu bilinçli yaşar. Yine müsabaka ortamında korkuya yol açan faktörlerin bilincinde olma, onun sonuçlarını mantıklı şekilde tahmin etme korku duygusuna hakim olmayı sağlayabilir. Bu durum sporcunun performansını da olumlu yönde etkileyecektir.
 
Sporcunun kendine hakim olamaması ve duyguların kontrolsüzlüğü ise; kendini iki şekilde gösterir;
  1. Duygusal tepkiler, zihni fonksiyon yeteneğini azaltır. Yani düşünme ve algı kısıtlanır karar verme süreçleri bozulur.
  2. Tekrarlayan duygu patlamalarına bağlı olarak psikolojik enerji kullanımı çok yükselir ve sporcu kısa sürede psikolojik yorgunluğa düşer.
Sporcuların duygusal değişimlerini kontrol altına alması özellikle takım sporlarında, takımın oyun ahenginin bozulmasını önleyecektir. Aksi takdirde oyundan düşen oyuncunun sorumluluğu da diğer oyunculara kalacaktır. Bu durum takımın oyun disiplininden uzaklaşmasına neden olacaktır. Sporcuların takım ruhu, görev bilinci, paylaşma duygusu içinde hareket etmeleri gurup dinamiğinin de devamını sağlayacaktır.
 
Cesaret
 
Sporun kişilik üzerindeki olumlu etkilerinden birisi de cesareti geliştirmesidir. Cesaret farklı branşlarda, farklı biçimlerde karşımıza çıkabilir. Bir dağcının cesareti ile otomobil yarışçısının cesareti veya bir futbolcunun cesaret biçimi değişiktir. Cesaret davranışının ilk şartı, sporcunun yeterli derecede istekli olması ve net bir hedef amaçlamasıdır. Ayrıca cesaretin gösterilebilmesi için belirli bir zihni kapasite bulunmalıdır. Eylem ve faaliyetlerin, sebep, amaç, sonuçları hakkındaki düşünce ve mülahazalar bilgi, anlayış ve tecrübeye gerek gösterir.
 
Korkuya bağlı, sevk ve idare yeteneği olarak cesur davranmaya yönelik eğitim tamamen pedagojik bir konudur. Tehlikeli ve endişe verici durumların farkında olma, bunların akılcı bir şekilde değerlendirilmesi ve kendi imkan ve yeteneklerini tahmin etme, kişisel eylem yönelmesi ve uygulamasıyla ilgili olarak temel tavırları geliştirir. (8)
 
Sebat Etme
 
Bir sporcu kendisine genellikle ileriye dönük hedefler tayin eder. (İki yıl sonraki Avrupa Şampiyonası veya dört yıl sonraki olimpiyat oyunları gibi).
 
Bu süre içerisinde planlanmamış olaylarla karşılaşılabilir (Sakatlık, yarışmanın iptali v.b.). Sporcu hiç bir zaman cesaretini ve ümidini kaybetmemeli ve sürekli olarak zorluklara karşı mücadele etmelidir. Günümüzde birçok sporcu için söylenen bazı sözler vardır. Bunlardan bazıları; "çok yetenekli sporcu ama tembel" veya "Türkiye şampiyonu oldu, sporu bıraktı" şeklindedir. Bu düşüncelerin temelinde söz konusu sporculardaki sebat etme ve cesaret özelliklerinin eksikliği yatmaktadır. Sporcu karşılaştığı zorluklarla mücadele edememekte ve kendisine yeni hedefler seçememektedir.
 
Buna göre sebat etme, planlanmış bir hedefin gerçekleştirilmesini uzun bir süre boyunca kişisel başarı ihtimallerine bağlama yeteneğini kapsar. Hedefe ulaşmanın olumlu sonuçlarının defalarca gösterilmesi gibi küçük ilerlemeler de sebat etmeyi teşvik eder.
 
Algı
 
Algı, içimizde ve dışımızda gelişen olayların farkına varmaktır. Bu tanımlamadan da anlaşılacağı gibi algı iç ve dış olmak üzere ikiye ayrılır. İç algı, kişinin kendisi ile ilgili bilgileri alma ve bunların farkında olma sürecidir. Dış algı ise, kişinin çevresindeki insanlar ve nesneler hakkında bilgi almasının türüdür. Spordaki, iç ve dış algı ayırımı, öğrenme süreçlerinin tanımlanmasında rol oynar. Bir hareketle ilgili beceri öğrenilirken iç algı, beceri düzeyi yükseldikçe hareketlerin sevk ve idaresinde gittikçe artan bir şekilde dış algının yerini alır ve onu arka plana iter. Dışarıdan algılanan antrenör veya beden eğitimi öğretmeni önemini gittikçe kaybeder.
 
Spordaki çeşitli hareketler ile ilgili bir çok tecrübeler edinmiş bir sporcu belirli hareket şemalarını daha bunlar ortaya çıkarken algılar. Öğrenilmiş bu şemalar, algıyı beklentiler şeklinde idare eder ve algılayanı belirli türdeki bilgileri diğerlerine oranla daha kolay almaya hazırlar. Bu şemalara sahip bir kaleci, pena1tı atışı sırasında rakibinin topa doğru gelişinden onun hareket şemasını algılar ve topu yakalamak için en uygun pozisyonu alır. Beklentisi doğruysa algısı daha hızlı gerçekleşir ve daha başarılı bir tepki gösterir. Sporda algılanan nesneler yer değiştirenler ve yerleri değişmeyenler olmak üzere ikiye ayrılır. Sporcunun kendisinin veya rakiplerinin hareketleri ve topla oynanan oyunlarda top, yer değiştiren nesneleri meydana getirirler. Yerleri değişmeyen nesneler ise sporun yapıldığı mekanla ilgilidir. Mekân algısı spor durumunu meydana getiren nesnelerin şekli, büyüklüğü, uzaklığı ve yönü hakkındaki bilgilerden meydana gelir. Futbol eğitiminin temel hedefi oyuncunun içinde bulunduğu ortamdaki değişkenleri en üst düzeyde algılamalarını sağlamaktır.
 
Dikkat
 
Dikkat, bir hedefe yönelik bilinçli ve yoğun algıdır. Kişinin psikolojik ve fiziki enerjisi bir noktada toplanmıştır. İrade dışı dikkat, iradi bir çabaya gerek görmeksizin kendiliğinden ortaya çıkan dikkat türüdür. Dışarıdan gelen uyarılar dikkati yönlendirir. Burada şiddeti fazla veya nitelik itibarıyla tamamen farklı bir uyarıcının, önceki uyarıcıya üstün gelişi ve bundan ötürü dikkatimizi aniden çekişi söz konusudur.
 
Bilincimizin bir konu üzerinde yoğunlaşması olarak tanımlanan dikkatin, sporda çok önemli bir yeri vardır. Gelen birçok bilgi arasından yapılacak spor eylemi için gerekli olanları seçebilmek, dikkat sürecinin temel özelliklerindendir. Bazı spor dallarında konsantrasyonu bozabilecek durumlardan kaçınmak ve bir spor müsabakasının değişen şartlarına göre dikkat alanını süratle daraltmak veya genişletmek, sporda yüksek peformansa ulaşmada dikkat süreçlerinin göz ardı edilemeyeceğini ortaya koymaktadır.
 
Hafıza
 
Edinilmiş bilgi, tecrübe ve becerilerin daha sonraki antrenman ve müsabakalarda aynı şekilde veya geliştirerek tekrarlanabilmesi için, bunların zihinde saklanması sporda başarılı olmanın şartlarından birisidir. Uzun süreli hafızanın sporda ayrı bir yeri vardır. Bu hafızanın konuları belli hareket kalıplarını özellikle, topla oynanan spor dallarındakiler- taktik durumları ve ilgili spor dalının kuralları hakkındaki genel bilgileri içerir. Eğer bir sporcudan "tecrübeli" diye bahsediliyorsa , çoğunlukla onun, güçlü bir USH’ ya sahip olduğu ve bilgisini müsabakada uygun bir şekilde ortaya koyduğu anlatılmak istenir.
 
Bir kaç kez gördükten sonra zihnimizde yer edinen nesne ve olayları, istediğimiz zaman zihnimizde canlandırabilme yeteneğine "hatırlama" denir.
 
Bir konunun hatırlanabilmesinin temel şartı, onun iyi öğrenilmiş olmasıdır. Sporda, iyi öğrenilmiş bir hareketin birçok kez tekrar edilmesi halinde, o hareketle ilgili bir alışkanlık kazanılır. Alışkanlık bir hareketle ilgili bilgilerin onu hiç düşünmeden otomatik olarak tekrarlamayı mümkün kılacak kadar sağlam bir şekilde hafızada yer edindiğini (bellendiğini) anlatır. Bazı hareketler ne kadar iyi öğrenilirse öğrenilsin, yine de her zaman istenildiği gibi tekrar edilemez. Hareketlerin yeteri kadar tekrar edilmemesi sonucunda da onların unutulduğu görülür. Yetenek sporcunun öğrendiklerini ihtiyaç duyduğu anda hatırlayıp uygulamasıdır.
 
Antrenörün gözleyeceği önemli hususlardan birisidir.
 
Zeka Buraya kadar anlatılmış olan bütün zihni yeteneklerin uygulamada etkili olabilmesi, zeka faktörüne bağlıdır. Zekâ, algılama, öğrenme ve hafızayla çok yakından ilgilidir. bu güne kadar zeka çok çeşitli şekillerde tanımlanmıştır. Ayrıca Stern, zekâyı, hayatın yeni sorun ve şartlarına karşı kişinin gösterdiği zihni uyum yeteneği olarak tarif etmiştir.
 
Spor faaliyetlerinde zekâ iki süreçte rol oynar. Bunlar hareket öğrenme süreci ve taktik antrenman uygulamalarıdır. Özellikle takım sporlarında özümleme ve uyum süreçlerini kontrol altına alabilen sporcuların daha başarılı olmaları beklenmelidir.
 
Bu sebeple futbolda yetenekli kişinin tespitinde zihni kapasiteyi belirlemeye yarayan ölçekler kullanılabilir.
 
Yapılan bir araştırmada bu özelliklere ortalamanın üzerinde sahip olan sporcuların daha başarılı olduğu tespit edilmiştir(5).
 
DUYGUSAL ÖZELLİKLER
 
Duygu, dış veya iç uyarıların insanda haz veya elem türünden izlenimler oluşturmasıdır. Bu değerlendirmenin sonucuna bağlı olarak sporcularda, sevinç,güven ve gurur gibi olumlu veya öfke, korku, kaygı, stres gibi olumsuz duygular gözlenir. Bugüne kadar olumsuz duygular ve onların bozucu etkileri ağırlıklı olarak ele alınmıştır.
 
Duygular, kişinin kendi şahsına yöneliktir.
 
Duyguların sonucu olarak ortaya çıkan tepkiler, çevredeki kişi ve nesneleri hedef alır.
 
Duygular mantıklı olmayan varsayımlara yönelir. (şansızlık, şansızlığın yakasını bırakmaması vb.)
 
 
Duygular belirli zihni tepkilere yol açarak eylemleri sevk ve idare ederler. Mesela kendisinden korkulan bir rakip için çok daha dikkatli çalışılır, rakibinden korkan bir sporcu ise, genellikle her türlü savunma tedbirini bırakır ve bilinçsizce hücum eder(8).
 
KİŞİLİK
 
Spor ve kişilik ilişkisini doğru bir şekilde ortaya koymak istediğimizde, cevaplandırılması gereken iki soru karşımıza çıkar. "Bir spor türünde bulunan insanın kişiliğinde bir değişiklik olur mu?" ve "Belirli kişilik özellikleri belli bir spor türünü belli bir düzeyde icra etmek için bir gereklilik midir?" Spor ve kişilik arasında bir etkileşimin mevcudiyetinden şüphe duymayan araştırmacılar, yukarıdaki sorulardan yola çıkarak toplumsallaşma ve seçicilik hipotezlerini ortaya koymuşlardır. Toplumsallaşma hipotezine göre, spor kişiliği etkiler. Burada spor bağımsız değişkendir. Seçicilik hipotezinde ise, kişiliğin sadece yapılacak spor türünün seçimini değil, aynı zamanda spordaki başarıyı da etkilediği ileri sürülür. Burada kişilik bağımsız değişkeni, spor ve spordaki başarı da bağımlı değişkeni temsil eder. Spor branş veya disiplininin gerektirdiği psikolojik özelliklere göre, yetenek seçimi yapılırken, göz önünde bulundurulması gereken önemli bir nokta da o spor branşının ya da disiplininin ne tür motor beceri veya beceriler gerektirdiğidir.
 
Örneğin futbolda, savunma mevkiinde oynayan bir sporcunun becerisi farklı olmak zorundadır. Çünkü savunma oyuncusu, rakip hücum oyuncularının nasıl davranacağını tam olarak bilememektedir. Ancak, rakip hücum oyuncularının davranışlarındaki bazı ipuçlarına göre karar verebilmektedir.
 
Diğer taraftan çocuğu oyunlarda gözlemlemek de önemlidir. Bu oyunlarda çocuğun arkadaşlarıyla ilişkisi nasıldır, gruba katılabilmekte midir, gruba katılıyorsa grup içerisindeki rolü nedir, oyunu kazandığında veya kaybettiğinde tepkileri nasıldır? Bu gözlemler daha sonra bizi yetenek seçiminde psikolojik özelliklerle ilgili göz önünde bulundurulması gereken şu faktörlere götürür; takım sporlarında önemli olan sosyal beceriler, sporcuyu yüksek antrenman düzeylerine toleranslı hale getiren düşük kaygı düzeyi ile birlikte bulunan, duygusal süreklilik, sporcuyu engellemelere ve aşırı antrenmanın etkilerine karşı güçlü kılan duygusal dengelilik (aslında T.V. deki bir maç sırasında yorumcunun kırmızı kart gören bir sporcu için "Bu yapılır mı? Takım eksik bırakılır mı?" gibi sözleri ya da "Şimdi sakin olmamız gerekiyor, önde olan biziz, bırakalım onlar sinirlensin" veya "Rakibin sinirli olması gerekirken bir sinirleniyoruz, bunu anlamak mümkün değil." gibi ifadeler gerçekte sporcuların duygusal olarak dengeli olmaları gerektiğine ilişkin ifadelerdir.) Birçok spor psikoloğu, belirli bir spor branşındaki sporcuların kişiliğini belirleyen faktörlerin en iyi, o branştaki şampiyon sporcularda görüldüğüne inanmaktadır. Şampiyon sporcuların psikolojik profilleri oluşturulurken çoğunlukla şu psikolojik özellikler göz önünde bulundurulmaktadır:
 
Uyarılmışlık, kaygı, dikkat, liderlik, mizaç, motivasyon, benlik saygısı veya benlik kavramı, kişilik. Bu değişkenleri ölçmek için uzman eşliğinde, spora özel geliştirilmiş, psikolojik ölçüm araçları kullanılmalıdır.
 
Spor ve kişilik hakkında ilişkinin yönü ve derecesi ile ilgili kesin bir hükme varmak henüz mümkün değildir. Sporcunun çevresiyle etkileşiminin onun kişiliğine yaptığı olumlu ve olumsuz etkiler de göz önüne alınarak uygulanan kişilik testlerinde yer alan soruları spor açısından daha anlamlı bir hale getirmek gerekmektedir.
 
Sosyal Özellikler
 
Özellikle basın, radyo, televizyon gibi kitle iletişim araçlarındaki gelişmeler, geniş halk kitlelerinin spora olan ilgisinin daha da artmasına sebep olmuştur. Böylece spor bazı beden hareketleri veya basit bir yarışma olayı olmaktan çıkmış, kitleleri yerinden oynatan bir heyecan ve seyir aracı olmuştur. Bütün bu gelişmeler spora ilgi duyan veya duymayan herkesin değişik şekilde etkilenmesine neden olmuştur.
 
Onlara kendi küçük çevrelerinde, beğenilmekten başlayıp, toplumsal bir kahraman olmaya, uluslararası ün kazanmaya uzanan manevi hazlardan, daha iyi parasal koşullardan, toplumsal sınıf değiştirmeye uzanan geniş imkânlar sağladı. Bunun sonucu daha çok genç daha erken yaşlarda spora başladı.
 
Böylece topa vuran her genç Pele'yi, havuza giren her çocuk Mark Spitz'i düşünmeye başladı. Konu bir bakımdan salt bir psikoloji konusu olmaktan çıkıp, sosyal ve ekonomik öğeleri olan karmaşık bir sorun haline geldi. Bunun iyi kavranabilmesi için sporcunun sosyal ve psikolojik ihtiyaçlarının neler olduğunun bilinmesi gerekir. Çünkü her gencin içinde bulunduğu kültür, çevre ve aileden dolayı sosyal ve psikolojik ihtiyaçları farklıdır. Kabaca gençi spora yönelten sosyal ve psikolojik ihtiyaçlar şöyle sıralanabilir. Etkin olma arzusu: Her insanda genellikle, edilgen olmaktan kaçarak, en yalın bir yolla kendi varlığını ispat etme eğilimi vardır. Birey, özellikle genç insan, yaşı gereği sahip olduğu fazla enerjisini düzenli bir spor etkinliği ile harcama yoluna gidebilir.
 
Kendini keşfetme, bulma arzusu: Birey eksik yanlarını ya da bulunduğu çevredeki başarısızlıklarını spor ile telafiye yönelebilir. Buna ek olarak, herkeste kendini bulma, tanıma, sınama, gereksinimi vardır. Birey sporda bu olanağı bulabilir.
 
Kendini anlatma ve ortaya koyma eğilimi: Bu gereksinim en kolay spor yoluyla karşılanabilir. Ayrıca spor, bireye, bir gruba uyma, rahat ilişkiler kurma gibi özellikler kazandırır. Ayrıca, bireyin neyi yapmaya muktedir olduğu, bedeninin neyi temsil edebildiği, varlığı ile bir bütünlük ortaya koyar. Spor, sadece, bireyin sahip bulunduklarını ortaya koymasına hizmet etmez. Bazı durumlarda kişiliğin yaratılması, karakterin yoğrularak belli şekil almasına da yardım eder.
 
Tanınma ihtiyacı: Her insanda bu eğilim vardır. Genç ve enerjik elemanlarda bu eğilimin giderilmesi için spor, en iyi araçlardan biridir. Bu nedenle birey, bedeni faaliyetlerin kuvvet ve hünere dayanan yönlerini ortaya koyabilmek için spora yönelir.
 
Prestij üstünlük sağlama ihtiyacı: Sporun bireye kazandırdığı fiziksel güç, motorsal beceri, çalışma disiplini, kendine güven duygusu, topluma bağlanma duygusu artmış hayat tutkusu gibi özellikler onun başarısını ve buna bağlı olarak toplum içindeki prestijini artırmıştır.
 
Başkalarına egemen olma eğilimi: Bu sporla son derece ilişkisi olan bir eğilimdir. Bireysel mücadele de, gurup mücadelesinde kuvveti kabul ettirme her bireyin eğilimidir. Bu bakımdan hareki gücün ortaya konulmasında spora yönelim genç için ayrı bir olanak sayılır.
 
Macera hevesi: Bir çok insanda bulunan macera tutkusu, seçilen spor dalının şekline göre en kolay spor yolu ile doyuma ulaşır. Dağcılık, paraşütçülük, otomobil yarışçılığı gibi, gerçek bir hayati tehlike yaratan spor dalları yanında, yarışma sporlarında sonucun hiç bir zaman önceden bilinememesi, sporun her dalına macera öğesi kazandırmaktadır. Bu nedenle macera hevesinin en güzel ve insani doyumu ancak spor sayesinde olur.
 
Bir karar verme halinde olma arzusu: Sporcu spor yapmaya başladıktan sonra, antrenmana katılmaya, yarışmaya ve yarışma esnasında çeşitli durumlara uygun davranışlara kadar, tam ve özgür bir karar verme halindedir. Bu durum, böyle bir ihtiyacı olanlar için yeterli bir motivdir. Buradan hareketle antrenörlerin sporcularının spora yönelmelerine sebep olan faktörler hakkında bilgi sahibi olması önemli bir husustur(3).
 
Buraya kadar yetenek seçimi ve yönlendirme sürecinde dikkat edilmesi gereken fiziksel, psikolojik (zihinsel, duygusal, sosyal ) özellikler hakkında bilgi verilmeye gayret edildi. Burada dikkat edilmesi gereken en önemli husus yetenek seçiminde tahmin geçerliliğini artıran çocuğun bir bütün olarak ele alınması gerçeğidir.


Kaynak: Dr. Veysel KÜÇÜK - Türkiye Futbol Federasyonu
Kategori: Yetenek
Bu Yazıya Ait Yorumlar
Yazdır World'e Aktar Yorum Ekle Tavsiye Et
Bu Makaleye Verilen Puanlar


1 2 3 4 5


1 kişi ortalama 5 puan verdi.

Bu makale 3490 kişi tarafından okundu.

Bu Makaleyi Paylaş - Favorilerine Ekle
Ask  Bebo  Blinklist  Blogmarks  Bloglines  Digg  Delicious  Dzone  Email  Fark  Facebook  FriendFeed  Furl  Live  Google  MisterWong  MySpace Netvibes  Netvouz Newsvine Reddit  Rss Simpy Slashdot Spurl Squidoo StubmleUpon  Stylehive Technorati Twitter  Yahoo!_Bookmarks


Yetenek


Sonuç ve Öneriler
Sonuç ve Öneriler
Erken ve geç gelişen sporcu tiplerini iyi ayırmak gerekir. Biyolojik olarak, geç gelişen bazı yetenekli sporcuların normal ve erken gelişen sporculardan daha yüksek performansa eriştikleri gözlenmiştir.


Yetenek Seçimi ve Yönlendirmede Karşılaşılan Sorular
Yetenek Seçimi ve Yönlendirmede Karşılaşılan Sorular
Yetenek seçimi konusunda yeterince eğitilmiş uzman kişilerin ve yeterli donanımın olmasına rağmen, çeşitli türden sorunlar hep vardır. Bu sorunları çözme konusunda daha fazla bilimsel çalışmaların yapılması gerekmektedir.


Futbolda Yetenek Seçiminin Aşamaları
Futbolda Yetenek Seçiminin Aşamaları
Bir spor branşına özgü seçim veya eğitime başlama yaşı konusunda yöneltilen soruların yanıtı, ilgili spor türünde ilk uluslar arası başarıların elde edilmeye başlandığı yaşlar belirlenip, bu yaştan 8-10 yıl geriye gidilerek belilenmeli şeklindedir.


Yetenek Seçiminde Etkili Olan Kurumlar
Yetenek Seçiminde Etkili Olan Kurumlar
Yetenekli futbolcuların aranacağı temel alanların öncelikle bilinmesi lazımdır. Bu alanlar okullar, kulüpler, federasyonlardır. Bu kurumların gayeleri farklı da olsa yetenek arama ve yönlendirme işinde beraberce hareket etmelidirler.


Yetenek Seçiminde Etkili Olan Kişiler
Yetenek Seçiminde Etkili Olan Kişiler
Spor eğitimi içerisinde yönlendirme, uzun bir süreci kapsamaktadır. Bu süreç içerisinde kimlerin, ne zaman ve nerede görev alacakları önem arz etmektedir.


Yetenekli Sporcunun Özellikleri
Yetenekli Sporcunun Özellikleri
Spor ve bedensel faaliyetler uzun yıllardır insan hayatının ayrılmaz bir parçasıdır. Spor da insanoğlunun tarih içerisindeki gelişimi ile birlikte değişim ve gelişim göstermiştir.


İlk         Geri         Son

Aziz Yıldırım

Aziz Yıldırım Fenerbahçe Başkanı

Aziz Yıldırım (d. 1952, Ergani, Diyarbakır) Türk iş adamı, inşaat mühendisi ve Fenerbahçe Spor Kulübünün başkanıdır. 1998 yılından itibaren Fenerbahçe Spor Kulübünün başkanlığını yapmaktadır.

Atatürk ve Fenerbahçe

Atatürk ve Fenerbahçe

"Fenerbahçe Kulübünün her tarafta beğenilip değer verilen, ortaya çıkmış eser ve çalışmalarını duymuş ve bu kulübü ziyaret edip bu işte emeği, yardımı olanları tebrik etmeği görev edinmiştim. Bu görev ancak bugün yerine getirilebilmiştir. Takdir ettiğimi ve kutladığımı buraya kaydetmekle övünüyorum. "

3.5.1918 / Ordu Komutanı Mustafa Kemal

Yıldızlar

Zafer Göncüler Kimdir?

Başarılı ve uzun bir kariyer...

Zafer Göncüler Ankara Fenerbahçe Futbol Okulu (Futbol Akademisi - Futbol Eğitimi) Koordinatörü

Zafer Göncüler Fenerbahçe de hem futbolcu hem de menajer olarak şampiyonluk yaşamış, Türkiye nin tüm liglerinde bir çok kulüpte görev almış bir çok başarıya imza atmış bir teknik adam.

Fenerbahçe Gazetesi Ropörtaj

Fenerbahçe Gazetesi Ropörtaj

Fenerbahçe Gazetesinden Eyüp KARADAYInın Zafer GÖNCÜLER ile yaptığı özel ropörtaj.

Sosyal Paylaşım Siteleri

Futbol okulumuzu Facebook, Twitter gibi sosyal paylaşım sitelerinden takip edebilirsiniz.


Ankara'da Hava Durumu

ANKARA ANKARA

Anket

Fenerbahçe Logo
Çalışma prensiplerimizin belirlenmesi için hazırlanmıştır.

Ankara Fenerbahçe Futbol Okulu nerede açılsın?


Yenimahalle

Sincan

Mamak

Altındağ

Pursaklar

Çubuk

Polatlı

Beypazarı

Elmadağ

Kazan

Nallıhan

Şereflikoçhisar

Ayaş

Haymana

Kalecik

Kızılcahamam

Akyurt

Bala

Çamlıdere

Evren

Güdül
Bu ankete 286 kişi katıldı.

Fenerbahçe

Dünya Futbol Tarihi

Dünya Futbol Tarihi

Futbolun nerede ve nasıl icat edildiği tam olarak bilinmemekle beraber, eski tarihi uygarlıklardan Çinliler, Romalılar, Mısırlılar, Yunanlılar ve Mayalarda bu kültürlerin bir parçası olan ayakla vurulan bir oyun oynadıklarından bahsedilmektedir.